İçkiye benzer bir şey var bu havalarda Kötü ediyor insanı, kötü… Hele bir hasretlik oldu mu serde; Sevdiğin başka yerde, Sen başka yerde. Dertli ediyor insanı, dertli. İçkiye benzer bir şey var bu havalarda, Sarhoş ediyor insanı, sarhoş.

İçkiye benzer bir şey var bu havalarda
Kötü ediyor insanı, kötü…
Hele bir hasretlik oldu mu serde;
Sevdiğin başka yerde,
Sen başka yerde.
Dertli ediyor insanı, dertli.

İçkiye benzer bir şey var bu havalarda,
Sarhoş ediyor insanı, sarhoş.

“…ve senin yanında öylesine huzurlu öylesine huzursuz öylesine baskı altında ve öylesine özgürüm ki böyle olması çok doğal. Bu yüzden bunu farkettikten sonra hayatın geri kalanından vazgeçtim. Gözlerime bak!”
görünmez bir güneş omuzlarımızı ısıtmaya başladı.ama güneşin varlığı bile ilgimizi çekmiyordu.mesafe, zaman ve yön kavramımızı kaybetmiş halde orada, nerede olduğunu bilmediğimiz bir yerde oturduk. yanımızdan bir çok ses geçti. ‘çulluklar gözlerimizi oydu.’ dedik.seslerden biriyse şöyle dedi: ‘bunlar gazeteleri fazla ciddiye almışlar.’ sesler ortadan kayboldu. bizse öylece, omuz omuza oturmaya devam ettik.
bir ‘dr. jivago’ olsa da izlesek.

bir ‘dr. jivago’ olsa da izlesek.

bazen böyle şeyler yaşanabiliyor.evet.
“eskiler alıyorum eskiler alıyorum alıp yıldız yapıyorum musiki ruhun gıdasıdır musikiye bayılıyorum şiir yazıyorum şiir yazıp eskiler alıyorum eskiler verip musikiler alıyorum.”
yes.
jokersin:

ahahahaha :D
gözyaşlarımı içime akıttım dostlar.